BİPOLAR BOZUKLUK / İKİ UÇLU DUYGUDURUM BOZUKLUĞU

Bipolar bozukluk klasik tanımıyla, depresif ve manik ya da hipomanik dönemlerin olduğu, dönemler arası tamamen normal olan ya da minimal belirti düzeyleriyle beraber olduğu düşünülen, yüksek mortalite, morbidite ve hemen her alanda işlev kaybına yol açtığı bilinen ciddi bir ruhsal bozukluktur. Geçmişte yaşam boyu sıklığı %1 olarak varsayılan ancak, son yıllarda bir spektrum olarak düşünüldüğünde %5 oranlarında görüldüğü tahmin edilen BB oldukça önemli bir sağlık sorunu olup, ciddi sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurmaktadır.(1)
Bipolar bozukluk her yaşta görülebilse de en sık 20'li yaşların başında başlar. Genellikle 15-24 yaş arasında görülür ve sıklıkla yaşam boyunca sürer. Her 100 kişiden 1-2'sinde görülür. Sıklığı tüm dünyada benzerdir, kadın ve erkeklerde benzer sıklıkta görülür. Çocuklarda ve 65 yaş üstünde nadiren yeni teşhis edilmiş mani görülür.

 

Bipolar Bozukluk Tarihçesi

Duygudurum ve duygudurum değişikliklerinin dışarıdan gözlenebiliyor olması eski çağlardan beri ilgi çeken konulardan biri olmuştur. Günümüzde de kullanılan melankoli kelimesinin kökeni “melasl” yani “siyah”, ve “kole” yani “safra” kelimelerinden gelmektedir ve Hipokrat zamanında (M.Ö 5. yüzyıl) enerjisizlik, umutsuzluk, hüzün, sinirlilik gibi olumsuz duyguların bir arada görüldüğü klinik durumu ifade etmek için kullanılmıştır. Yine aynı dönemlerde, vücuttaki sarı safra miktarının artmasıyla ortaya çıkan coşkulu durumu ifade etmek için mani kelimesi kullanılmıştır. Kelime olarak melankolideki gibi üzerinde uzlaşılmış bir menşei netliği olmasa da eski Yunanca’daki “Ania” ya da “Manos” kelimelerinden türemiş olabileceği düşünülmektedir. Mania kelimesine Hipokrat çağından önceki mitolojik yazınlarda rastlanmış ancak Hipokrat zamanındaki haliyle aralarında anlamsal bir tutarlılık bulunmamıştır. BPB klinik gidişi açısından, kabaca da olsa, günümüze en yakın şekilde tanımlayan ilk kişi Kapadokyalı Areatus’tur. Areatus M.S 2. yüzyılın ortalarında mani ve melankoli durumlarının aynı kişide farklı zamanlarda gözlenebildiğini fark etmiştir. Soranus da melankoli ve mani arasındaki benzer bir bağlantıya dikkat çekmiştir. 11. yüzyıl başlarında İbni Sina’nın konuyla ilgili vaka yazınları vardır. 19. yüzyılın başlarına geldiğimizde ise, Esquirol’un tanımladığı afektif monomaniler içinde olan “lypemania” günümüzdeki depresyon hastalığının klinik belirtileri ile oldukça büyük benzerlikler taşır. Goodwin ve Jamison’un (1990) bildirdiğine göre; Meyer’in mani ve depresyonun beynin psikolojik ve sosyal uyaranlardan etkilenip, tepki vermesi görüşünden yola çıkılarak 1952’de Amerika Psikiyatri Birliği (APA) tarafından geliştirilen (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) DSM-I’de ilk defa “manik depresif reaksiyon” tanımlaması kullanılmıştır. DSM- III’de major depresyon ve bipolar bozukluk affektif bozukluklar içinde olan iki ayrı hastalık olarak tanımlanmış, DSM III-R’de ise affektif bozukluklar tanımı, daha kapsayıcı ve genel bir durumu ifade etmesi için duygudurum bozuklukları olarak yeniden isimlendirilmiştir. DSM-IV ve DSM-IV-R’de duygudurum bozuklukları içinde yer alan BB, 2013 yılında yayımlanan DSM-5’te bipolar ve ilişkili bozukluklar olarak ele alınmıştır.(2)(3)

 

BİPOLAR BOZUKLUĞUN SEBEBİ NEDİR?

Bipolar bozukluk, şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi tıbbi bir hastalıktır ve kişinin beynini, dolayısıyla da duygudurumunu etkiler. Bu hastalık kimsenin suçu veya hatası değildir. Unutulmamalıdır ki “kimse isteyerek hasta olmaz”.
Hastalığın ortaya çıkış nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, beyin kimyasındaki/sinyal iletimindeki düzensizliğin önemli bir etmen olduğu düşünülmektedir.
Hastalıkta genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Akrabalarının hiçbirinde bipolar bozukluk olmayanlarda hastalık görülme olasılığı %1-2 iken, birinci dereceden akrabasında (anne-baba veya kardeşlerinde) bipolar bozukluk olanlarda hastalığın görülme sıklığı %7-8'e yükselmektedir. Tek yumurta ikizlerinden birinde bipolar bozukluk varsa diğer ikizde hastalık görülme olasılığı %45-60’a kadar yükselmektedir. Bipolar bozukluğu olan kişilerin üçte ikisinden fazlasında bu bozukluğu veya depresyonu olan en az bir yakın akraba vardır; diğer yandan alkol ve madde kullanım bozukluğu da tanı konmamış bir duygudurum bozukluğunun işareti olabilir.
Bu da genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir Hastalığa neden olan genler henüz net olarak tespit edilememiştir, ancak çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir ve hekimler bu çalışmaların sonuçta bipolar bozukluk için daha iyi ilaç tedavilerinin tasarlanmasına ve muhtemelen gen tedavisine (genetik bilgilerin vücut işlevlerini kontrol etme biçimini değiştiren tedavilere) katkı sağlayacağını düşünmektedir.
Bipolar bozukluk, hastanın ya da yakınlarının bir hatası sonucu ortaya çıkmaz. Diğer yandan atak dönemlerinde hasta yaptıklarını bilerek ya da birilerini sinirlendirmek için yapmaz. Atak döneminde olanlar hastalığın doğası nedeniyledir.
Hastalığın birbirine zıt 2 evresi vardır:
-Bipolar mani ya da hipomani;
Aşırı uçlarda neşe veya hırçınlık, aşırı konuşma, düşüncelerin hızlanması, buna bağlı konuşma hızının artması, abartılı özsaygı, alışılmışın dışında fazla enerji, daha az uyku ihtiyacı, dürtüsellik, düşüncesizce doyuma ulaşma isteği (alışveriş çılgınlığı, ani seyahatler, aşırı ve bazen rastgele seks, yüksek riskli iş yatırımları, hızlı araba kullanma)
Özellikle manik dönemlerde bu davranışlar daha belirgin ve abartılıdır ve zaman zaman hastanın kendine zarar verebileceği davranışları engellemek amacıyla hastaneye yatış gerektirebilir.
Hipomanik dönemler daha selim ve maniye göre kısmen sakin seyreder ve bazen gözden kaçarak doktor başvurusu olmadan atlanabilir. Ancak hipomani dönemlerinin de arkasından depresif ataklar gelebileceğinden ve tedavi edilmeyen hipomani ataklarının da hızlı döngülü bipolar bozukluğu tetikleyebileceğinden bipolar bozuklukta özellikle uykusuzluk konusunda hassas olunması önemlidir.
-Bipolar depresyon / majör depresyon;
Depresif ruh hali ve düşük özsaygı, düşük enerji seviyesi ve ilgisizlik, üzüntü, yalnızlık, çaresizlik, suçluluk duyguları, konuşma hızının yavaşlaması, yorgunluk ve zayıf koordinasyon, uykusuzluk veya aşırı uyuma, intihar düşünceleri, zaman zaman planları, konsantrasyon güçlüğü, her zaman zevk aldığı olaylara karşı ilgi eksikliği veya haz eksikliği.
Bipolar bozukluk psikoterapi ve ilaçlarla tedavi edilebilen bir hastalıktır. Manik ve depresif ataklar arasında tedaviyle tam düzelme görülür, kişi olağan günlük yaşantısına ve işine devam edebilir.

 

BİPOLAR BOZUKLUK TEDAVİSİ

İlaç tedavisi, akut dönem tedavisi ve koruyucu tedavi olmak üzere iki ayrı dönemde yapılabilir. Akut dönemde hastanın manik ya da depresif belirtilerinin tedavisi hedeflenirken, koruyucu dönemde atakların tekrarlamaması temel amaçtır.
Bipolar bozuklukta ilk belirtilerin ortaya çıkmasıyla bir ruhsal sağlık profesyoneline başvuru sonrası doğru tanı konulmasının arasının yaklaşık 10 yıl olduğu tahmin edilmektedir. Aynı zamanda alkol veya madde sorunu olan bipolar bozukluğu hastaların da tanıların konması için 15-20 yıl geçebilir. Araştırmalara göre ilk görüşmede unipolar depresyon tanısı alan kişilerin %10-25’inin gerçekten bipolar bozukluğu olabilir. Psikiyatrik ortamlarda bu sayı daha da yüksektir. Bipolar bozukluğunda yanlış tanı alınması ve uygun olmayan tedaviler, manik atak ve başka sorunlara yol açabilir.
Hastalığın manik ya da depresif atak döneminde belirtilerin çok şiddetli olduğu durumlarda, riskli davranışların, intihar düşüncesinin girişimle sonuçlanmaması ya da saldırgan davranışların yatıştırılması amacıyla hastaneye yatırılır. Bipolar bozukluğu olanların yaklaşık %90'ı yaşamları boyunca en azından bir kez, üçte ikisi de iki kez veya daha fazla hastaneye yatırılmıştır.

 

Kaynakça

  • Eroğlu Zengin M, Özpoyraz N. Bipolar bozuklukta koruyucu tedavi. Psikiyatride Güncel YaklaşımlarCurrent Approaches in Psychiatry 2010; 2(2):206-36(1)
  • Akiskal HS. Classification, diagnosis and boundaries of bipolar disorders: A review. In Bipolar Disorders. WPA Series Evidence and Experience in Psychiatry (Eds M Maj, HS Akiskal, JJ López-Ibor, N Sartorius): 1- 50. Chichester, Wiley, 2002.(2)
    APA. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. 5 ed. Arlington: American Psychiatric Association; 2013.(3)