OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUKLARI
Otizm sosyal etkileşim, karşısındakini anlama ve kendini ifade etme gibi ihtiyaçları karşılamak için gerekli sözel ve sözel olmayan becerilerin gelişiminde gecikme ya da sapma ile karakterizedir. Bu duruma sıklıkla ilgi alanının kısıtlı olması ve tekrarlayıcı hareketler eşlik eder. Belirtiler tipik olarak yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkar.
Otizm nörogelişimsel bozukluklar başlığı altında değerlendirilir ve günümüzde en sık rastlanan yaygın nörogelişimsel bozukluktur. Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control Prevention)'nin 2014 verilerine göre her 68 çocuktan 1’inde otizm görülmektedir. Otizm sıklığının 2006 yılından beri arttığı gözlenmiştir.
Tipik otizm belirtileri tarandığında görülme sıklığı %0,2-0,5 olarak bildirilirken, tipik otizm tanısı almamakla birlikte otistik bozukluk belirtilerinden bazılarını taşıyan bireyler de otistik yelpaze içinde değerlendirildiğinde sıklık %4’e yükselmektedir. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarına göre 4-5 kat daha sık görülmektedir.

Diğer yandan otizm tüm ırklarda, etnik gruplarda görülebilir ve ailenin gelir durumu, sosyal statüsü, yaşam biçimi ve eğitim düzeyi ile otizm spektrum bozukluğu arasında bir bağlantı saptanmamıştır.

Otizm yerine daha geniş yelpazeyi kapsamak amacıyla otizm spektrum bozuklukları (ASD - autism spectrum disorders) teriminin kullanılması daha uygundur.

Otizm spektrum bozukluğuyla ilişkili genel bazı bilgiler şöyle sıralanabilir;

  • Otizm spektrum bozukluğunun nörolojik nedenlerden kaynaklandığı sanılmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin önemli bir bölümünde (yaklaşık %35), beyindeki anormal elektrik hareketlerine bağlı olarak; nöbet, istemsiz hareketler, bilinç yitimi vb. nörolojik sorunlar da görülebilir.
  • Yapılan bilimsel araştırmalar, otizm spektrum bozukluğunun çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin sosyo-ekonomik özellikleriyle ilişkisi olmadığını göstermiştir.
  • Otizm spektrum bozukluğunun kalıtsal olabileceği yönünde bulgular vardır; ancak, buna yol açan gen ya da genler henüz bulunmuş değildir.
  • Önceki yıllarda otizm spektrum bozukluğunun görülme oranının 500'de bir olduğu kabul edilirken, son verilere göre, otizm spektrum bozukluğunun yaklaşık her 68 çocuktan birini etkilediği düşünülmektedir. Ayrıca, erkeklerdeki yaygınlığı kızlardan 4,3 kat fazladır.
  • Sanıldığının aksine, otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin çoğunda, farklı düzeylerde zeka geriliği görülür. Ayrıca, zeka testlerinde, belli alanlar, diğer alanlara kıyasla çok daha geri çıkabilir.
  • Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin pek azında (yaklaşık %10), çok güçlü bellek, müzik yeteneği vb. üstün özelliklere rastlanır.

OTİZM BELİRTİLERİNE GENEL BAKIŞ
Otizmde doğal gelişim basamaklarında aksama gözlenir. Bebek kazanması beklenen becerilerden bazılarını hiç geliştirememiş olabileceği gibi kimi durumlarda kazanılan becerilerde gerileme, kayıp gerçekleşebilir.
Bebeğiniz 6 aylık olduğu halde sizi tanımıyor, gülümsemiyorsa; 1 yaşını geçtiği halde işaret ile göstermiyor, “ce-e, fışfış kayıkçı” gibi oyunları oynamıyor, anlamlı 1-2 kelime söylemiyor, adı ile seslenildiğinde bakmıyor, göz teması kurmuyorsa; 2 yaşını geçtiği halde oyuncaklarla amaca uygun şekilde (oyuncak bebeğe yemek yedirir gibi, uçağı uçurur gibi), taklide ve kurmacaya dayalı oyun oynamıyor, çevresinde olup bitenle ilgisiz görünüyor, bir ilişki ihtiyacı göstermiyorsa gelişim basamaklarında bir sorun yaşandığını düşünmek gerekir.
Otizmli çocuklarda gelişimsel basamaklardaki bu gecikmeye ek olarak anlamsız el çırpma, sallanma, dönme gibi tekrarlayıcı hareketler de gözlenebilir. Sık rastlanan belirtiler arasında gündelik rutinlere katı biçimde bağlı olma, değişikliğe aşırı tepki gösterme, dokunma, ses, acı gibi duyusal uyaranlara çok az ya da çok fazla yanıt verme sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birinin çocuklarında bulunduğunu düşünen anne-babaların zaman geçirmeden bir uzmana başvurması önemlidir. Böylece gelişimdeki sorun ve derecesi belirlenebilir, durumun otistik bozukluğa işaret edip etmediğinin saptanabilir ve uygun tedavi seçenekleri oluşturulabilir.
Otizm belirtilerinin sayısı ve şiddeti bireyler arasında farklılık gösterebildiği gibi, bu belirtiler zaman içinde değişebilir. Zihinsel kapasite, uyum becerileri, ek tıbbi-psikiyatrik sorunların bulunup bulunmaması gibi etkenler de eklendiğinde otizmin görünümü çeşitlenebilir. Birkaç alanda ancak ciddi düzeyde sorun yaşayan bireyler de, birçok alanda ancak hafif düzeyde sorun yaşayanlar da otistik bozukluk yelpazesinde (daha doğru bir deyişle yaygın gelişimsel bozukluk yelpazesinde) yer alabilirler.

OTİZMİN NEDENLERİ
Otizmde kalıtımsal-genetik etki önemlidir. Otistik çocukların kardeşlerinde otizm görülme oranı %3-8, tek yumurta ikizlerinde ise bu oran %60-90 arasında bildirilmektedir. Otistik bozukluk tanısı almış çocukların ailelerinde içe kapanıklık, sosyal ilişkilerde güçlük ve dil gelişiminde sorunlar topluma kıyasla daha sıktır. Sorunun genetik temeline işaret eden bu bulgulara rağmen otizme neden olan mekanizma henüz tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değildir.
Otizmin ortaya çıkışında çevresel faktörlerin etkisi ise oldukça tartışmalıdır. Aşıların, besinlerdeki katkı maddelerinin etkisi üzerine çok söz söylenmekle birlikte böyle bir ilişkiyi gösteren bilimsel kanıt yoktur.

OTİZM TEDAVİSİ
Otizm tedavisinde amaç çocuğun yaşına uygun iletişim becerilerini geliştirmesini sağlamaktır. Bu amaçla sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik özel eğitim programları, dil ve iletişim terapileri erken dönemde başlatılmalıdır. Otizmli çocukları sosyal hayatın olabildiğince içinde tutmak ve eğitim almalarını sağlamak hastalığın olumlu gidişatı için önemlidir. Bu açıdan otizmlilerin sağlıklı yaşıtlarıyla aynı okulda kaynaştırma eğitimi almalarının önemi büyüktür Ailenin çocuğun iletişim tarzını kavramasına ve geliştirmesine yardımcı olacak eğitim ve destek sağlanmalıdır. Bu süreçte okul, anne-baba ve çocuk psikiyatristinin işbirliği içinde olması hastalık gidişatını olumlu etkiler.
Duyuların düzenlenmesine ve bedensel aktivitelere dayalı terapiler, dans ve müzik çalışmaları yararlı olabilir. Otizmle birlikte görülen dikkat ve davranış sorunları eğitime uyumu ve katılımı bozabilir. Bu durumlara yönelik ilaç tedavilerinin olumlu etkilerini ortaya koyan çok sayıda bilimsel çalışma mevcuttur.
Özetle erken tanı, zamanında ve uygun müdahale ve düzenli takip otizmde tedavi sonucunu olumlu etkileyen önemli faktörlerdir.

© 2012-2017 Abdi İbrahim Otsuka İlaç Sanayi ve Tic A.Ş. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez.
Daha fazla bilgi için bir hekime veya eczacıya başvurunuz.
Sitemizin ürünlerimiz bölümü sağlık çalışanları içindir.
Soru, öneri ve taleplerinizi bize info@aio.com.tr posta adresi veya
(212) 366 84 00 numaralı telefon aracılığıyla iletebilirsiniz.
Sorumlu kişi: Medikal Müdür Müjgan Özen & Erkay Dumanlı