BİPOLAR BOZUKLUK / İKİ UÇLU DUYGUDURUM BOZUKLUĞU
Manik depresif bozukluk veya manik depresyon adıyla da bilinen bipolar bozukluk, manik ve depresif ataklarla seyreden, riskli davranışlara neden olabilen, tedavi edilmediği takdirde intihar yoluyla ölüme yol açabilen, ciddi bir psikiyatrik tablodur.
Bipolar bozukluk her yaşta görülebilse de en sık 20'li yaşların başında başlar. Genellikle 15-24 yaş arasında görülür ve sıklıkla yaşam boyunca sürer. Her 100 kişiden 1-2'sinde görülür. Sıklığı tüm dünyada benzerdir, kadın ve erkeklerde benzer sıklıkta görülür. Çocuklarda ve 65 yaş üstünde nadiren yeni teşhis edilmiş mani görülür.

BİPOLAR BOZUKLUĞUN SEBEBİ NEDİR?
Bipolar bozukluk, şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi tıbbi bir hastalıktır ve kişinin beynini, dolayısıyla da duygudurumunu etkiler. Bu hastalık kimsenin suçu veya hatası değildir. Unutulmamalıdır ki “kimse isteyerek hasta olmaz”.
Hastalığın ortaya çıkış nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, beyin kimyasındaki/sinyal iletimindeki düzensizliğin önemli bir etmen olduğu düşünülmektedir.
Hastalıkta genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Akrabalarının hiçbirinde bipolar bozukluk olmayanlarda hastalık görülme olasılığı %1-2 iken, birinci dereceden akrabasında (anne-baba veya kardeşlerinde) bipolar bozukluk olanlarda hastalığın görülme sıklığı %7-8'e yükselmektedir. Tek yumurta ikizlerinden birinde bipolar bozukluk varsa diğer ikizde hastalık görülme olasılığı %45-60’a kadar yükselmektedir. Bipolar bozukluğu olan kişilerin üçte ikisinden fazlasında bu bozukluğu veya depresyonu olan en az bir yakın akraba vardır; diğer yandan alkol ve madde kullanım bozukluğu da tanı konmamış bir duygudurum bozukluğunun işareti olabilir.
Bu da genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir Hastalığa neden olan genler henüz net olarak tespit edilememiştir, ancak çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir ve hekimler bu çalışmaların sonuçta bipolar bozukluk için daha iyi ilaç tedavilerinin tasarlanmasına ve muhtemelen gen tedavisine (genetik bilgilerin vücut işlevlerini kontrol etme biçimini değiştiren tedavilere) katkı sağlayacağını düşünmektedir.
Bipolar bozukluk, hastanın ya da yakınlarının bir hatası sonucu ortaya çıkmaz. Diğer yandan atak dönemlerinde hasta yaptıklarını bilerek ya da birilerini sinirlendirmek için yapmaz. Atak döneminde olanlar hastalığın doğası nedeniyledir.
Hastalığın birbirine zıt 2 evresi vardır:
-Bipolar mani ya da hipomani;
Aşırı uçlarda neşe veya hırçınlık, aşırı konuşma, düşüncelerin hızlanması, buna bağlı konuşma hızının artması, abartılı özsaygı, alışılmışın dışında fazla enerji, daha az uyku ihtiyacı, dürtüsellik, düşüncesizce doyuma ulaşma isteği (alışveriş çılgınlığı, ani seyahatler, aşırı ve bazen rastgele seks, yüksek riskli iş yatırımları, hızlı araba kullanma)
Özellikle manik dönemlerde bu davranışlar daha belirgin ve abartılıdır ve zaman zaman hastanın kendine zarar verebileceği davranışları engellemek amacıyla hastaneye yatış gerektirebilir.
Hipomanik dönemler daha selim ve maniye göre kısmen sakin seyreder ve bazen gözden kaçarak doktor başvurusu olmadan atlanabilir. Ancak hipomani dönemlerinin de arkasından depresif ataklar gelebileceğinden ve tedavi edilmeyen hipomani ataklarının da hızlı döngülü bipolar bozukluğu tetikleyebileceğinden bipolar bozuklukta özellikle uykusuzluk konusunda hassas olunması önemlidir.
-Bipolar depresyon / majör depresyon;
Depresif ruh hali ve düşük özsaygı, düşük enerji seviyesi ve ilgisizlik, üzüntü, yalnızlık, çaresizlik, suçluluk duyguları, konuşma hızının yavaşlaması, yorgunluk ve zayıf koordinasyon, uykusuzluk veya aşırı uyuma, intihar düşünceleri, zaman zaman planları, konsantrasyon güçlüğü, her zaman zevk aldığı olaylara karşı ilgi eksikliği veya haz eksikliği.
Bipolar bozukluk psikoterapi ve ilaçlarla tedavi edilebilen bir hastalıktır. Manik ve depresif ataklar arasında tedaviyle tam düzelme görülür, kişi olağan günlük yaşantısına ve işine devam edebilir.

BİPOLAR BOZUKLUK TEDAVİSİ
İlaç tedavisi, akut dönem tedavisi ve koruyucu tedavi olmak üzere iki ayrı dönemde yapılabilir. Akut dönemde hastanın manik ya da depresif belirtilerinin tedavisi hedeflenirken, koruyucu dönemde atakların tekrarlamaması temel amaçtır.
Bipolar bozuklukta ilk belirtilerin ortaya çıkmasıyla bir ruhsal sağlık profesyoneline başvuru sonrası doğru tanı konulmasının arasının yaklaşık 10 yıl olduğu tahmin edilmektedir. Aynı zamanda alkol veya madde sorunu olan bipolar bozukluğu hastaların da tanıların konması için 15-20 yıl geçebilir. Araştırmalara göre ilk görüşmede unipolar depresyon tanısı alan kişilerin %10-25’inin gerçekten bipolar bozukluğu olabilir. Psikiyatrik ortamlarda bu sayı daha da yüksektir. Bipolar bozukluğunda yanlış tanı alınması ve uygun olmayan tedaviler, manik atak ve başka sorunlara yol açabilir.
Hastalığın manik ya da depresif atak döneminde belirtilerin çok şiddetli olduğu durumlarda, riskli davranışların, intihar düşüncesinin girişimle sonuçlanmaması ya da saldırgan davranışların yatıştırılması amacıyla hastaneye yatırılır. Bipolar bozukluğu olanların yaklaşık %90'ı yaşamları boyunca en azından bir kez, üçte ikisi de iki kez veya daha fazla hastaneye yatırılmıştır.

© 2012-2017 Abdi İbrahim Otsuka İlaç Sanayi ve Tic A.Ş. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez.
Daha fazla bilgi için bir hekime veya eczacıya başvurunuz.
Sitemizin ürünlerimiz bölümü sağlık çalışanları içindir.
Soru, öneri ve taleplerinizi bize info@aio.com.tr posta adresi veya
(212) 366 84 00 numaralı telefon aracılığıyla iletebilirsiniz.
Sorumlu kişi: Medikal Müdür Güneş Kıldırgıcı & Erkay Dumanlı